sanat

Sanat, sanat içindir

Contemporary-istanbul-Sanat1

Sanat toplum için mi yapılır yoksa sanat için mi ? tartışmasına kabataslak bir tüketici gözüyle bakıp fikirlerimi aktarmak istiyorum. Tüketici dememin nedeni, tüketim toplumunda olduğumuz ve artık sanatsal değer içeren her şeyi bilerek veya bilmeyerek tükettiğimiz için.

Tartışmaya giriş yapmadan önce bu konudan bağımsız düşünülmeyecek bir konuya da değinmek gerek. Diğer her şey gibi sanat da boyut değiştirdi ve tüketilecek bir boyuta geçti. Metalaştı. Para odaklı yapılan işlerde işin niteliğinden çok ne kadar para getireceği konusu üzerinden yoğunlaşıldı. Günümüz sanatında da biraz böyle oldu.

Para odaklı sanat icra eden sanatçının kaygıları sanatın estetik boyutu ya da toplumsal açıdan karşılık bulması değildir. Tek amacı daha fazla para kazanmaktır.

Tartışmaya gelirsek ;

Yüzyıllardır süregelen popüler tartışmalardan birisi de bu konu. Bir tarafta sanatın sanat için olduğunu söyleyenler diğer tarafta sanat toplum için yapılmalı diyenler. İki tarafında müridi çok.

Toplum için yapılır demek aşırı saçma bana göre, çünkü sanat uzmanlaşma gerektiren dalları içeriyor. Uzmanlaşmadan kastım kişisellik içeren bir alan. Toplum için yapıldığı takdirde kişisellikten çıkıp toplumsallaşması gerekir ki bu facia olur.

Toplum için yaparsan tabana yayman gerek yapacağın işi. Herkesin anlaması falan gerekeceği için işin bir özelliği kalmaz. İlkokulda çizdiğimiz resimler gibi lan, iğrenç bir durum çıkar ortaya. Sanat filmi diye sunulan eserlerin kamu spotu tadında olması ne kadar korkunç bir görüntü olur siz düşünün artık. Bir sanat galerisine gitseniz anlarsınız ne demek istediğimi.

Sanat, yapılması için refah durumunun yüksek olması şart koşulmuş bir etkinlikler silsilesidir kimine göre. Rönesans Avrupa’sında zirveyi yakalamıştır.  günümüzde o dönemde yapılan eserlere nitelik açısından ulaşılamamaktadır. Fildişi kulelerde yaşayan toplumdan uzak entelektüel olarak gösterilen kişilerce yapılması toplumun tabanı olan halk tarafından zaman zaman tepki oluştursa da sanatın toplum için olanı hala tam olarak kabul görememiştir. Verilen en iyi eserlerin ”sanat sanat içindir”  görüşüne sahip sanatçılar tarafından yapıldığı ise su götürmez bir gerçek.

Yanlış anlaşılmasın, sanat fildişi kulelerde yapılması gereken ve toplumdan kopuş gerektiren bir eylem değil. Böyle bir şart yok. Olamaz da zaten. Sanatçının bazı zamanlarda toplum içinde gözlem yapmasını oluşturacağı sanat eseri için gerekli görüyorum. Burada gözlem yapması sanatını toplum için yaptığı anlamına gelmiyor. Oluşturduğu eserde toplumdan parçalar bulunması da sanatı toplum için yaptığı veya bundan sonraki eserlerinde toplum için yapması gerektiği anlamına gelmez. Sanatçı sanatı istediği şekilde yapabilir. Benim fikrime göre sanatı sanat için yapmalıdır.

Çıplaklık içermesi lazım sanatın, günah ögeler içermeyen şeye ben sanat demem. Kenan paşa gibi nü tablolar çizmek sanattır mesela. Kenan paşa sanatını sanat için yaptı, toplum için yaptığı tek şey 1980 darbesidir. Tabi, bu darbe bizim için facia olmuştur o ayrı mesele. 🙂

Konuyla alakalı Can yücelin şiiri ;
ars gratia artis

aslan gene zehirlenmiş yatıyor alkol kuyusunun başında
yeleleri mızrak mızrak hep kurumuş kusmuktan
öylesine kanlanmış ki gözlerinin akları, taşların üstüne kaydı kayacak
karnına çekiyor bidüzüye ayaklarını,
tırnaklarını kesmek isteyen biri var da sanki, o istemiyor
dört yöne birden gitmek üzre yüzü, gerilmeler, seyrilmeler..
ama bir şiir aslanı ne de olsa,
kafasını kusmuklardan kaldırıp ikidebir
“ars gratia artis” diye inliyor
yani sanat sanat içindir diyor!..

**************************************************

5 replies »

  1. sanat, misyonu bu olmasa da (bir misyona bağlanmamalı sanat bence) toplumlarda, kişilerde farklı bir fikir, görüş ve gözlem oluşturmalı. düşündürmeli, doğru ya da yanlış, eğri ya da düz bir şeyler aktarabilmeli karşısına aldığı kişiye. bir şeyler katmalı, sorgulatmalı…

    toplum için, ticari yapılan sanatta (ki örneklerini görmekteyiz) toplum seviyesinde kalınması nedeni ile toplum ilerletileceğine olduğu yerde saydırılır. sanatı bir anda toplumun görüş, fikir ve gözlemlerine bağlamış olur ve o çerçeveden baktırırsınız. bakılan çerçeve toplumun genel dar çerçevesidir artık. ve sanat toplumlar üzerindeki işlevlerini yitirir. sanatçılar kendilerini kurallara bağlar, çerçevelerini daraltır ise sanat sanat olmaktan çıkar.

    oysa ki sanat kuralsızdır. toplumları düşündürür, sorgulatır ve bu sayede geliştirir.

  2. Sanatçının bakış açısı, eserin topluma yönlenmesinde ve yönlendirilmesinde temel etkendir. Sanatçı, seslenmek istediği kesimi kendi belirler. Bunun paralelinde eserinin içeriği değişir. Sanatçının görüşü ne olursa olsun, sanat toplumdan beslenir. Bu noktada sanatçının seçim hakkı yoktur. Öncelikle şuna açıklık getirelim, toplumdan soyutlanmış sanat söz konusunu olamaz.
    Sanat toplum/sanat içindir ikilemi (benim fikirlerim burada başlamaktadır) yanlış anlaşılan ve klişeleştirilen bir durumdur. Ve bu durumun ilk suçlusu basın/yayın sektörüdür, insandır, toplumdur. Diziler, kadın programları, gazetelerin cumartesi/pazar eklerinde düşünülmeden yazılan sözde “sanat” yazıları… Sanat adı altında anlatılan her söz salt dedikodudan ibaret… Sanat, sanat içindir düşünürlerinin toplumda ayrı bir kesimmiş gibi gösterilmesine, bu düşünürler dışında kimsenin ortaya konulan sanatı anlamayacağı yanılgısına, anlamayanların ve anlamak istemeyenlerin cahil yerine konmasına ve/veya fakir kesim yerine konmasına sebebiyet verilmektedir.
    Sanatı toplum için icra edenlerin ise salt sosyal mesaj içerikli eserler ortaya koyan sanatçılar olduğu düşünülmektedir. Hayır, düşündürülmektedir. Gerçekte yapay, basit, tüketimi kolay eserlerdir bize yutturulan. Bu eserler insanları düşünmeye sevk etmez, sosyal mesajlar insanların gözüne sokulur. Böylelikle sanattan herkesin anladığı düşünülür ve bunun adına toplum için sanat denilir.
    Hâlbuki toplum için yapılan sanat toplumun eleştirilmesini ve düşüncelerinin değiştirilmesini daha doğrusu toplumun düşünmesini hedef alır/almalıdır. Toplumun damarlarından kan akmasını sağlar. Toplumun sanata olan ilgisini, sanattaki seviyesini yükseltir. İnsanları standartlaştırmaz; yaşam, ahlak ve değerlere standart getirmez, insanlığı öldürmez.
    En başa dönersek, sanatın toplum için/sanat için yapılması sanatçının tercihidir. Sanatı geliştirmek de sanatçının davası olabilir, toplumu geliştirmek de. Toplum için sanatı fazlaca savunmuş olmama rağmen benim görüşüm bir diğeridir. Dikkatinizi çekmek isterim ki, toplum için sanat ile sanat için sanat birbirinin zıttı değildir. İkisini birbirinden ayıran toplum değildir, bu yanlış düşünce klişenin âlâsıdır. En başta da belirttiğim gibi sanat hiçbir şart altında toplumdan ayrı olamaz.
    Size kişisel bir tavsiyemdir, her ne kadar kendinizi “tüketici” sıfatıyla tanıtsanız da sanatı bir hobi mecrası olarak görmeyiniz. Farkındalığınızın olduğunu düşünüyorum, gözlerinizi sanata karşı yummayınız. Ne çıplaklık içeren eserler vardır ki hiçbiri nü tablo değildir. Sanat, salt ressamlarla var olan bir evren değildir.

  3. fikirlerimiz uyuyormuş sanat sanat içindir sanatı şu ya bu sebeplerle şekillendirecek tüm ögeleri dışlamalı ve olması gerektiği gibi değil de olan gibi yani olduğu gibi yapmalı 😀 esişine sanat diyorum ben ona

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s