siyaset

Bilinçli yaratılan krizler

20160427_125334

İstanbul Üniversitesi havuzlu bahçe – 27 nisan 2016

Ülkemiz öyle bir hale geldi ki krizlerin olmadığı gün sayısı çok az. Her an yeni bir olay patlak verecek ve toplumsal bir tartışma başlayacak diye bekler olduk. Hepimizin ruh hali değişken, inişli çıkışlı. Dolunay zamanları insanın kan seviyesi yükselir ya işte bizim için dolunaya falan gerek yok. Ufak bir fikri tartışma yeterli.

Şimdi siz değerli okuyucularıma krizlerden bahsetmek istiyorum. Birçok kriz çeşidi var ama yaşadığımız topraklarda bizleri ilgilendiren kriz çeşidi ; Bilinçli yaratılan krizlerdir. Bu kavramı açıklarken belirtmem gerekir ki fanatizm burada esas üzerinde durmamız gereken konu. Fanatizm sadece futbol müsabakalarında taraftarların gösterdiği davranış biçiminden ziyade fanatizmin bir kamu otoritesinde refleks haline gelme olasılığı da vardır. Hani, benim sözüm kimseyi bağlamıyor. Olaylar üzerinden değil, düşünce sistemleri üzerinden değerlendirmeler yapacağım. Çünkü sadece olayları değerlendirmek, o olayı oluşturan güçlerin fikirlerini görmemize engel teşkil edebilir. Bu işlerin özünü kavramak gerekiyor.

Ne diyorduk ? Fanatizm sokaktaki sade vatandaşa mahsus bir şey değildir. Kurumlar ve o kurumları ellerinde tutan otorite figürlerinin bir davranışı haline gelmiş olabilir. Diktatörlük bunun en bariz örneği olmakla birlikte rejime baş kaldıran ve ardı arkası kesilmeyen isyan girişimleri de bunu ispatlar niteliktedir.

Günümüz Ortadoğu toplumlarında vatandaşa, tedbir amaçlı olduğu lanse edilen uygulamaların çoğu aslında idarenin elinde bulundurduğu kamu gücünü orantısız kullanmasından başka bir şey değil. Çünkü burada da fanatizm var. Görüyoruz ki olayları başlatan unsurlardan birisini de yetki sahiplerinin inisiyatifleri oluşturuyor. Hal böyle olunca, keyfilik kaçınılmaz… Burada kaos yaratan halk değil. Bizzat otorite sahipleri fanatizmin pençesindeler. Yarattıkları bilinçli krizlerle korku toplumu oluşturuyor ve bireyleri sindirmeye çalışıyorlar. Oluşturdukları bu kısır döngünün bir gün bıçak gibi kesileceği gerçeğini görmezden geliyorlar.

Uzlaşma kültüründen yoksun, insanların düşüncelerini önemsemeyen her otorite yıkılmaya mahkumdur. Er veya geç yıkılacaktır. Dünya siyaseti incelendiğinde ayakta kalmış diktatörlük göremezsiniz. 10 sene 20 sene hadi bilemediniz 40 sene sürsün, elbet yıkılacaktır. Kural budur.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s